"Söz güzelliği, davranış güzelliği ve dürüstlükle kemâle erer."

3 Haziran 2026 Çarşamba

RESÛLULLAH (S.A.V.) EFENDİMİZİN ADÂLETİ

 


Hazret-i Âişe (r.anhâ) Vâlidemizden şöyle rivâyet olundu:

Kureyş’in Mahzûmoğullarından şerefli ve asil bir aileye mensup olan kadınlardan birisi, nasılsa hırsızlık yapmış (Bu sebeple kendisine had cezâsı tatbik edilmesi kararlaştırılmıştı.) Kadının bu durumdan kurtulması için Kureyşliler, çok alâkadar olmuş, hadiseye ehemmiyet vermişlerdi. Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) ile kim görüşebilir, ona kim şefaatçi olur, diye düşündükleri sırada, Peygamber Efendimizin pek ziyade teveccüh ve muhabbetini kazanmış olan Üsâme bin Zeyd (r.a.) hatıra geldi. Ona, hâli anlatıp aracılık etmesini rica ettiler.

Üsâme (r.a.), Resûlullah Efendimize vaziyeti arz ettiğinde, Resûlullah (s.a.v.): “Ey Üsâme! Sen, Allâh’ın tayin ettiği bir cezanın affedilmesi için mi şefaat istiyorsun?” buyurdular. Sonra kalktılar ve mescitte bir hutbe îrâd buyurdular:

Ashâbım! Sizden evvel gelip geçen ümmetlerin helâk edilmeleri, hiç şüphe edilmesin ki onlar, hırsızlık eden zengin ve soylu kimseleri cezalandırmayıp fakir ve kimsesiz kimseler çaldıkları zaman, yalnız onları cezalandırdıkları içindir. Allâh’a yemin ederim ki şâyet kızım Fâtıma, hırsızlık etse, hiç tereddüt etmeden onun elini de muhakkak keserim.”

Kaynak : Fazilet Takvimi 22/06/2026

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder